MANİFESTOMUZ

Moda denince aklınıza neler geliyor? Şaşaalı vitrinler mi? Rengarenk, havalı kıyafetler ve bunları giyen çok mutlu insanlar mı? Bizim aklımıza da bunlar gelirdi. Bir süre
sonra çevre ve insanlık duyarlılığımıza kavuşunca bazı kirli nehirler, fabrika atıkları ve ucuza çalıştırılan fakir işçiler; bunlarla birlikte modanın sunumunda kullanılan
imgeler yüzünden oluşan güzellik standartları da kafamızı karıştırmaya başladı. Ancak artık hikaye bundan ibaret değil.

Hızlı Moda (Fast Fashion) akımı, ucuz işgücü ile çok seri bir şekilde binlerce kıyafet üretilebilmeyi keşfettikten sonra ulaşılan bir kavram. Bugün tüm dünyada 1 yıl içinde
yaklaşık 100 milyar kıyafet satılıyor, her 6 kişiden birinin global moda endüstrisinde çalıştığı düşünülüyor. Seri üretim ve kullan-at tipi tüketim sayesinde global markalar
her yıl onlarca ‘yeni sezon’ koleksiyonu piyasaya sürüyor, yerel işletmeler, toprak, nehirler ve hatta günde 2 dolara çalışan işçiler sessiz sedasız ölüp giderken ardımızda
kıyafetlerden oluşan devasa bir çöp yığını şekilleniyor.

Türkiye de dâhil olmak üzere dünyanın her yerinde, her gün, büyük markalar ve hükümetler moda endüstrisi sayesinde zenginleşirken; tekstil işçileri fakirleşiyor ve ölüyor.
Üstelik sadece az kazanan tekstil işçileri değil, bu devasa sanayinin sebep oldukları nedeniyle üretim yerlerinin yakınında yaşayan insanlar da ölüyor. Gezegen yavaşça
ölüyor ve bunun en büyük sorumlularından biri de, moda endüstrisi.

Her firma değişim yaratacak bir şeffaflık ilkesiyle yakın gelecekte sıfır atıkpolitikasını izlemek için acilen anlaşılabilir bir sektörel kara liste oluşturmalıdır. Büyük firmaların
tedarik zincirindeki firmalara düşük maliyet elde etmek için onları sorumsuz üretim uygulamalarına, çevre ve işçilik maliyetlerinden kısıtlamalara giderek üzerlerinde baskı
kurmaya acilen son vermeleri zorunlu kılınmalıdır.

Dünya üzerindeki her bir birey başına yılda 11 parça kıyafete denk gelen 80 milyar parça kıyafet üretilen bir sektör olan hazır giyim sanayii acilen uyguladığı şirket içi ve
tedarik zincirindeki politikaları değiştirmeli; sürdürülebilirlik, adil ticaret ve şeffaflaşmaya gitmelidir.Üretilen, satılan, çöpe atılan giyim ürünlerinin sayısındaki artış, bu
ürünlerin ömrünün her etabında insan ve çevre sağlığına etkisini ortaya koymaktadır. Markalar halka ait olan su kanallarını kendi lağım çukurları gibi kullanmaya, insanların
yaşam alanlarını ve sağlıklarını tehdit etmeye devam ederken, hangi kimyasal atıkların doğaya salındığını bilme hakkını elimizde tuttuğumuzun farkındayız.

Biz küresel tedarik zincirlerindeki imalat işçilerinin haklarına saygı duyulması ve standartların uygulanmasını sağlama gereklilikleriniüstlenmek, gezegenimize saygılı temiz
üretimi sonsuza kadar burada yaşayacakmışız sorumluluğuyla devam ettirebilecek küresel tedarik zincirlerinde paydaşlarımızla dayanışma içinde çalışmak, işyerinden küresel
düzeye kadar temiz üretimi; hem üreticilerin hem de tüketicilerin bilinçlendirilmesiyle sağlayacağız.

NELLY AİLESİ